50 Soruda Psikiyatri Kitabından Anksiyete Hakkında 10 Temel Bilgi

Psikolojide anksiyete olarak bilinen kaygı, tehlikeli durumlarda, “vücuda meydan okumaya hazır olması gerektiğini haber veren” sinyaldir.

Ali Nahit Baboğlu, 50 Soruda Psikiyatri Kitabının Önsüzünde: “Psikiyatri gibi, eskilerin gayya kuyusu dedikleri cinsten bir alanda sadece 50 sorunun yanıtlarıyla konuyu tam anlamıyla kapsayabilme iddiası, kuşkusuz ki cesaretten de öte bir gözükaralıktır. Ancak böyle bir gözükaralık da gereklidir. Çünkü psikiyatri genel olarak tam anlaşılamayan ve insanların belli bir tedirginlikle baktıkları bir alandır.” Diyor.

Anksiyete nedir?

Huzursuzluk

Huzursuzluk

Psikolojide anksiyete olarak bilinen kaygı, tehlikeli durumlarda, “vücuda meydan okumaya hazır olması gerektiğini haber veren” sinyaldir. Anksiyete, Evrensel bir duygu olup, bireyin kendini güvensiz hissettiği durumlara karşı geliştirdiği doğal bir tepkidir. Korku: tehdide karşı oluşan kuvvetli duygusal tepkidir. Korku akut, anksiyete kroniktir. Anksiyete (kaygı) yaşamın büyük bölümünde, hemen her gün ya da belirli etkinliklere katılma sırasında ortaya çıkar, ancak her anksiyete bozukluk sayılamaz. Anksiyete bozukluklarında çoğu kez panik atak bulunur. Anksiyete, Benlik bütünlüğüne karşı beklenen bir tehdide tepki olarak hissedilen gerilimdir.
Anksiyete bozukluğu, psikolojik rahatsızlıklar arasında yer almaktadır. Toplumun %18’ini etkisi altına alan bu problem daha çok arttığında hastalık seviyesine gelebilmektedir. Son derece yorucu olan ve hayat kalitesini düşüren anksiyete bozukluğunun tedavisi mümkündür.

Anksiyete İle Korku Arasında Bir Fark Var mı?

Korku

Korku

Anksiyete’de tehdit, belirli ya da spesifik olmayıp, bilinçli ya da bilinçsiz olarak algılanır. Korkuda ise gerçek ve spesifik bir tehdit bulunur.

Anksiyetenin Kaynağı nedir?

İç Sıkıntı

İç Sıkıntı

Bireyin biyolojik veya sosyal çevresindeki herhangi bir şeyin benlik bütünlüğünü tehdit etmesi anksiyete kaynağıdır. Aşırı korku tepkilerine, “panik” adı verilir. Panik bozukluk başlı başına bir tanı değildir, ama özellikle anksiyete bozukluklarında görülen bir durumdur. Yangın, deprem gibi afetler sırasında, savaşta ateş altında ortaya çıkan bir tepkidir. Panik içinde taş kesilmeden ve düşünce
gücünü tümüyle yitirmeden kaynaklanır. Paniğe genellikle psikosomatik dediğimiz organik değişiklikler de refakat eder. Sararma ya da kızarma, çarpıntı, kan basıncında düşme ya da yükselme, dışkılama ya da miksiyon (işeme) refleksi, mide bulantısı, el ve kollarda uyuşma, buz kesme, karıncalanma duygusu bunların belli başlılarındandır.

Anksiyete Durumunu Herkes Yaşayabilir Bu Nedenle Anksiyete İle Başa Çıkma Yöntemleri Bilinmelidir

Kendini Rahatlatabilmek

Kendini Rahatlatabilmek

Bütün insanlar anksiyete yaşar, bazıları durumsal ve kısa süreli, bazıları uzun süreli ve çoğunlukla bunu “panik atak” takip eder.
Nefes egzersizleri: Doğru nefes almak, sakinleşme konusunda son derece etkilidir. Nefes egzersizlerini öğrenerek sakinleşmeyi ve yeniden odaklanmayı gerçekleştirebilirsiniz.
Ayağa kalkma ve vücudu dik tutma: Korku veya tehlike hissedildiğinde bilinçaltından gelen bir dürtüyle öne eğilerek kalbi ve akciğerleri koruma durumu oluşmaktadır. Ayağa kalkmak ve dik durmak, vücuda her şeyin normal olduğu mesajını vererek sakinleşmenize yardımcı olacaktır.
3-3-3 kuralını uygulama: Anksiyete krizinin başladığını hissettiğinizde 3-3-3 kuralını uygulayarak sakinleşebilirsiniz.
Etrafınızdaki üç şeyin ismini söyleyin.
Duyduğunuz üç sesi söyleyin.
Vücudunuzu üç bölümünü; parmaklarınızı, bileklerinizi ve kolunuzu oynatın.

Anksiyete de Takip Eden Panik Atak Nedir?

Panik Atak

Panik Atak

Panik atak, çarpıntı genel adı altında ele alınan, çarpıntı denen kalp vurumlarının hızlanması ya da kalp vurumlarının şiddetli olarak algılanması ile ortaya çıkan, terleme ve titremelerin de görülebildiği aşırı korku ya da kaygı durumunun olmasıyla karakterize, birden başlayan ve 10 dakika içinde bu belirtilerin dayanılması zor derecelere çıktığı bozukluklardır. Kişide kaçma ve saklanma dürtülerini uyandırır. Kişi sararıp solar ya da daha nadir olarak kızarır. Terleme “soğuk ter” denilen türdendir. Titremeler bütün bedenin sarsıldığı şiddette olabilir. Nefes darlığı ve boğuluyormuş gibi bir duygu oluşur, soluk kesilir, göğüste sıkışma ve ağrı olur, buna bulantı ve karın ağrısı da katılabilir. Bazen baş dönmesi, düşecekmiş, bayılacakmış gibi olma, sersemlik hissi de olur. Daha nadir olarak gerçekdışı yaşantı duygusu (derealizasyon) ya da kendi benliğini yitirmiş olma (depersonalizasyon) da olabilir. Genellikle bir ölüm korkusu ya da ölecekmiş gibi olma da vardır. El ve ayaklarda, yüzde burun, kulaklar ve dudaklar gibi çıkıntılı bölgelerde uyuşma ya da karıncalanma gibi paresteziler de (his kayıpları) sıktır. Ateş basması ya da tersine üşüme, ürperme olur. Bu belirtiler normal olarak 10 dakika gibi kısa bir süre içinde en şiddetli duruma ulaşırlar. Korku verici durumun sürdüğü kadar devam ederler.

Anksiyeteye neden olan Fobi Nedir?

Anksiyete

Anksiyete

Fobilerin nedenleri daha çok çocukluktaki korkulara bağlıdır. Fobi denilen nedensiz korkularda hemen daima panik atak da vardır. Fobiler belirli bir şey ya da durumdan duyulan korkulardır. Birçok fobi türü vardır. Diğerleri özgün fobiler adı altında ele alınırsa da açık alan korkusu demek olan agorafobi panik bozukluğun en önemli refakatçisidir. Agorafobi yardım sağlanamayacağı ya da kaçmanın zor olacağı kanısıyla, buna yol açan yerlerde ya da durumlarda bulunmaktan anksiyete duyma demektir. Agora, bilindiği gibi eski Helen Uygarlığında halkın toplandığı açık alanlara verilen addır. Agorafobide tek başına evin dışında olmak, kalabalık bir ortamda bulunmak, kuyrukta sırada beklemek, köprü üzerinde bulunmak, tren, otobüs ve otomobillerin içinde olmak korku uyandırır. Bu durumlardan olabildiğince kaçınılır. Kaçınma eğer bir ya da birkaç özgül durumla sınırlı ise o zaman özgül fobiden söz edilir. Buna karşılık toplumsal durumlarla sınırlı da olabilir. O zaman da sosyal fobi söz konusudur.
Kişi panik bozukluk geçireceği korkusuyla yolda ya da açık alanlarda dolaşmaktan, yürümekten ya da kalabalık yerlerde bulunmaktan kaçınabilir, korkabilir. Bu da yaşamı olumsuz yönde etkiler, kişinin yaşam ve etkinliklerini gittikçe kısıtlar.

Obsesif Kompulsif Nedir?

Obsesif Kompulsif

Obsesif Kompulsif

Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), insanların obsesyon adı verilen sürekli tekrar eden düşüncelere sahip olması ve bu düşüncenin kendisini rahatsız etmesinden ötürü, genellikle rahatlamak amacıyla ritüel veya kompulsiyon adı verilen sürekli tekrar eden davranışlarda bulunmasıyla karakterize bir durumdur.
Obsesif kompulsif dediğimiz bozukluğa da panik ataklar refakat edebilir. Özellikle de özgül fobilerle birlikte görülür. Ayrıca panik bozukluk öyküsü olmayan agorafobi tipi de vardır. Agorafobi ve panik bozukluğunun tedavisi zordur. Genellikle davranışçı terapilerle kısmi ve geçici iyileşme sağlanabilirse de, aslında uzun bir psikanalitik ya da varoluşçu analitik terapinin kullanımı zorunludur. Buna karşılık ilaç tedavileri de panik atakları bastırabilir. Ancak bunda da ilaca bağımlılık gelişmesi olasılığı çok yüksektir.
Agorafobi için de ilaç tedavisinin bağımlılığa yol açması tehlikesi söz konusudur. Madde ve bazı ilaçların kullanımı ya da kullanılan bir maddenin yoksunluğu sırasında da gerek agorafobi, gerekse panik bozukluk ortaya çıkabilir. Zaten ilaç yoksunluğu tablosu başlı başına bir fobik reaksiyon gibi seyreder.

Yaygın Anksiyete

Anksiyete

Anksiyete

Yaygın anksiyete kuruntular ve kaygılarla seyreden birdurumdur. Hemen her gün birçok olay ya da etkinlik hakkında aşırı kaygılanma ve kuruntular görülür. Bu kaygılar okul yaşamına ya da iş yaşamına ilişkin, ya da aile içi durumlara ilişkin olabilir. Ayrıca kendi sağlık sorunlarıyla ilişkili olarak da kaygı gelişmesi olasıdır. Kişi kendini bu kaygılardan uzaklaştırıp kurtaramaz. Huzursuzluk, aşırı heyecan çekme ya da tasalanma vardır. Kişi kolay yorulur, düşünceler bir şeye odaklanamaz, zihin durmuş gibidir. Belirli bir irritabilite (çabuk kızma ya da parlama, mutat bazı şeylere tahammül gösterememe) görülür. Kas gerginlikleri, kramplar olabilir, uyku da bozulur, uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük çekilir ya da huzursuz ve dinlendirmeyen bir uyku olur. Kaygı ve kuruntu çok gerçek bir kaygı uyandırıcı nedenden olabildiği gibi kesinlikle gerçek olmayan kuruntulardan da kaynaklanabilir. Ne olursa olsun durum abartılmaktadır. Bu yaygın anksiyete bozukluğu gençlerde sınav sırası ve öncesinde sık görülür. Aynı şekilde erişkinlerde de işyerinde olan sıra dışı bir gerilimde, örneğin işyerine müfettişler gelmesi durumunda da reel olarak ortaya çıkabilir. Ama hiçbir elle tutulur neden olmadan da görülebilir. Bazen bu nedensizlik bir psikotik durumu bile andırabilir. Çocuklarda yukardaki bulgulardan sadece birinin olması da yaygın anksiyeteyi gösterir. Tedavi gerekirse bugün kullanılabilecek olan pek çok ilaç vardır. Bütün trankilizan ilaçlar anksiyolitik yani anksiyeteyi durdurucu özelliğe sahiptir. Eğer sürekli olursa psikoterapiler gerekli olabilir.

Anksiyete Bozukluğuna Neden Olan Şeyler

Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete Bozukluğu

Çeşitli bedensel hastalıklar da anksiyete bozukluğuna neden olabilir, daha doğrusu anksiyete, hastalıklarla birlikte seyreder. Anksiyete ile birlikte olan bedensel hastalıkların başında kalp ve dolaşım sistemi bozuklukları gelir. Hemen her kalp krizine anksiyete eşlik eder. Hareket sisteminin hastalıklarında da yoğun bir anksiyete olabilir. Ayrıca tüberküloz da anksiyetesiyle ünlü bir hastalıktır. Uyum bozukluklarının birçoğunda da anksiyete görülür. Kendini sadece yaygın anksiyete ile belli eden uyum bozuklukları, örneğin okul uyumundaki bozukluklar da vardır. Obsesifkompulsif bozukluk da anksiyete bozukluklarından biri sayılabilir. Daha doğrusu anksiyete doğuran nedenlerden biridir. Ama DSM sisteminde anksiyete bozuklukları arasında sayılmaktadır. Travma sonrası stres bozukluğu adı altında toplanan bozukluklar da başlıca anksiyete ile seyreden bozukluklardır.

Anksiyete Bozukluğunun Belirtileri

Anksiyete Bozukluğu

Anksiyete Bozukluğu

Çeşitli bedensel hastalıklar da anksiyete bozukluğuna neden olabilir, daha doğrusu anksiyete, hastalıklarla birlikte seyreder. Anksiyete ile birlikte olan bedensel hastalıkların başında kalp ve dolaşım sistemi bozuklukları gelir. Hemen her kalp krizine anksiyete eşlik eder. Hareket sisteminin hastalıklarında da yoğun bir anksiyete olabilir. Ayrıca tüberküloz da anksiyetesiyle ünlü bir hastalıktır. Uyum bozukluklarının birçoğunda da anksiyete görülür. Kendini sadece yaygın anksiyete ile belli eden uyum bozuklukları, örneğin okul uyumundaki bozukluklar da vardır. Obsesifkompulsif bozukluk da anksiyete bozukluklarından biri sayılabilir. Daha doğrusu anksiyete doğuran nedenlerden biridir. Ama DSM sisteminde anksiyete bozuklukları arasında sayılmaktadır. Travma sonrası stres bozukluğu adı altında toplanan bozukluklar da başlıca anksiyete ile seyreden bozukluklardır.

Anksiyete Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

  • Özgüvensiz ve değersiz olduğunu düşünmek
  • Başkaları ile konuşmanın zor olduğuna inanmak
  • Toplum içinde konuşmaktan ve yemek yemekten çekinmek
  • Gergin, kaygılı, sıkıntılı ve tanımlanamayacak şekilde tuhaf hissetmek
  • İnsanların sözleri ile zihnini meşgul etmek
  • Çevreden kopmak, kaçmak istemek
  • Kas ağrısı çekmek
  • Hızlı nefes alıp vermek
  • Çabuk gerilmek
  • Titremeye, sallanmaya başlamak
  • Umutsuz hissetmek
  • Devamlı ağlamak istemek
  • Konsantre olamamak
  • Çabuk yorulmak
  • Uykusuzluk çekmek
  • Hatırlamakta zorlanmak
  • Üzüntülü durumlara yoğunlaşmak

Bir yorum yazın


İçindekiler