Akşemseddin Kimdir?

Akşemseddin

Akşemseddin

Türk bilim insanı, Türk âlimi

Doğum tarihi: 1389 – Şam/Suriye,

Ölüm tarihi: 1459 – Göynük

Çalışma Alanları: Başta İslamî bilimler olmak üzere tıp, astronomi, biyoloji ve matematikte zamanının ünlülerinden biri oldu.

Akşemseddin

Bilim tarihine adını yazdıran bir diğer Türk bilim insanı ise Akşemseddin’dir. Özellikle tıp ve eczacılık alanlarında çalışan bilim adamı, mikrobu bulan ve keşfeden ilk kişidir. Aynı zamanda seratan ismiyle bilinen kanser hastalığıyla ilgili çalışmalar yapmıştır. Bitkilerle tedavi alanında ciddi araştırmalar yapmıştır.

İstanbul’un manevî fatihi, tam adı Muhammed bin Hamza olup bazı kaynaklarda “Ahmed” olarak da geçmektedir, lakabı Akşeyh’tir. Babası Kurtboğan Evliyası olarak tanınan Şeyh Hamza-i Şamî önceleri Şam’da otururken, sonraları gelip Amasya’nın (şimdi Samsun’un) Kavak ilçesine yerleşmişti. Şihâbüddîn Sühreverdî’nin soyundandır. Bu soy, Hazret-i Ebubekir’e kadar ulaşır. Ak elbiseler giymesi nedeniyle ona “Akşemseddin” denildiği rivayet edilmektedir.

Babasının ölümünden sonra öğrenimine Osmancık ve Amasya’da devam ederek; sarf (dilbilim, biçimbilim, dilbilgisi), nahiv (söz dizimi), mantık, meânî (anlam), belâgat (güzel konuşma), fıkıh (İslam hukuku), akâid (hukukî bir sonucu meydana getirmek üzere karşılıklı iki iradenin birbirine uygun olarak açıklanması), hikmet (herhangi bir konuda hüküm vermek, yargılamak) okuyarak öğrenimini tamamladı. Akşemseddin, dinî bilimlerin yanı sıra iyi bir tıp öğrenimi de görmüştü. Bilim öğrenimini tamamladıktan sonra, Osmancık’ta müderris (hoca) oldu. Başta İslamî bilimler olmak üzere tıp, astronomi, biyoloji ve matematikte zamanının ünlülerinden biri oldu. Uzun yıllar Osmanlı medreselerinde çalışarak yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Tıp alanında bulaşıcı hastalıklar üzerinde de önemli çalışmalar yaptı. Amasya’da medreselerde eğitim aldıktan sonra büyük üne kavuşmuştu. XV. Yüzyılın en büyük sufilerinden biri ve çok yönlü bir din bilimleri insanıydı.

Araştırmalarının sonunda tıp bilimi ile ilgili Maddet-ül Hayat ve Arapça olarak yazdığı Hall-i Müşkilât ile Risalet-ün Nuriyye adlı tasavvuf kitapları, en çok bilinen eserleridir. Tıp ile ilgili yine Türkçe olarak yazdığı Maddet-ül Hayat’ta geçen “Hastalıkların insanlarda teker teker peyda olduğunu zannetmek yanlıştır. Hastalıklar insandan insana gözle görülmeyecek kadar küçük tohumlar vasıtasıyla geçer” cümlesi ile ilk mikrop teorilerinden birini ortaya koymuş oldu. Tarihte mikroorganizmalardan söz eden ilk bilim insanı ve mikrobiyolojinin babası sayılmaktadır.

Risâletü’n Nûriye (Aslı Arapça olup, kardeşi Hacı Ali tarafından Türkçeye çevrilmiştir. Tasavvufa ve tasavvuf ehline dil uzatanlara cevap mahiyetindedir), Risale-i Şerh-i Ahval-i Hacı Bayram-ı Veli, Def’ü Metain, Risale-i Zikrullah, Hall-i Müşkilât, Mâddetü’l-Hayât, Def’u Metâinü’s-Sûfiyye, Makâmât-ı Evliyâ (Velilerin Makamları), Maddet-ül-Hayat (Hayatın Maddesi), Nasihatname-i Akşemseddin (Akşemseddin Nasihatnamesi), Kitab-ül-Tıb (Tıp Kitabı, Feyzullah Efendi Kütüphânesinde), Hall-i Müşkülat (Güçlüklerin Halli), Telhîs-i Metâin (Metinlerin Özeti).


Bir yorum yazın


İçindekiler