Antakya’ya Uğrayanların Mutlaka Gezmesi Gereken Tarihi Yerler

Medeniyetlerin buluştuğu Antakya boyunca birçok kültüre ev sahipliği yapmış bu özel kenti sizin için hazırladığımız gezilecek yerler rehberimizle keşfe çıkalım.

Antakya’nın zengin kültürel mirasının izlerini gündelik yaşamda görmek mümkün. Kent merkezindeki tarihi yapılar  en önemli taşıyıcıları.

Antakya Mozaik Müzesi

Antakya Mozaik Müzesi, Antakya

Antakya Mozaik Müzesi, Antakya

Dünya tarihinin en önemli mitolojik izlerini hala taşıyan mozaikler, taşıdıkları eşsiz simgelerle Antakya Mozaik Müzesi’nde sergilenmektedir. Müze, sergilediği mozaikler bakımından dünyanın en zengin ikinci mozaik müzesidir. Müzede ayrıca önemli heykellerde bulunmaktadır. Güneş Tanrısı Apollon’un görkemli heykeli bunlar biridir. Tarihin en nadide eserler Antakya Mozaik Müzesi’nde sergilenmektedir. Mitolojik konular adeta mozaiklere işlenmiştir, buraya gelirseniz, Olimpos Tanrılarıyla tanıştıracak.

St. Pierre Kilisesi

St. Pierre Kilisesi, Antakya

St. Pierre Kilisesi, Antakya

St. Pierre Kilisesi, Antakya’da Reyhanlı yolu üzerinde kente iki kilometre uzaklıkta Habib-i Neccar Dağı yakınında yer almaktadır. Doğal bir mağara olup eklemelerle kiliseye dönüştürülmüştür. İsa’nın on iki havarisinden biri olan Aziz Petrus’un ilk vaaz verdiği yer olduğuna ve mağarada cemaatin ilk kez ‘Hıristiyan adını aldığına inanılmaktadır. Bu nedenle St. Pierre Kilisesi Hıristiyanlığın ilk kilisesi olarak bilinir.

Beşikli Mağara

Beşikli Mağara, Antakya

Beşikli Mağara, Antakya

Samandağ Çevlik mevkiinde bulunan Titus Tüneli girişinde bulunan Beşikli Mağara tarihi kaya mezarlardan oluşmaktadır. Buraya Doğanın içinde güzel bir yürüyüşten sonra ulaşabilirsiniz. Mağara, aslında Roma dönemine ait bir mezarlıktır. Mezarlığın içinde oyulmuş bir şekilde 12 mezar vardır ve turistlerin en çok merak ettiği yerler arasındadır. Antakya gezinizde Beşikli Mağara’nın değişik atmosferinde güzel bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Habibi Neccar Camii

Habibi Neccar Camii, Antakya

Habibi Neccar Camii, Antakya

Antakya’da Kurtuluş Caddesi ile Kemalpaşa Caddesi kavşağında bulunan cami, Memlük Hükümdarı Baybars zamanında eski bir tapınağın yerine yapılmıştır. Bugünkü Türkiye sınırları içerisinde inşa edilen ilk cami olduğu kabul edilmektedir.

Hatay Uzun Çarşı

Hatay Uzun Çarşı, Antakya

Hatay Uzun Çarşı, Antakya

Antakya’nın yöresel ürünlerini ve yemekleri de bulabileceğiniz, Antakya Uzun Çarşı’da, sıra sıra dizilmiş baharatçılar, aktarlar, el işçiliği olan hediyelik eşyalar kolaylıkla bulunuyor. Aynı zamanda çarşıda kuyumcular da yerini almıştır. Hatay Uzun Çarşı, Atatürk heykelinin bulunduğu Belediye Meydanı’na kadar devam eder. Çarşı, baharat kokuları eşliğinde sizleri keyifli bir alışverişe ve keyifli saatlere davet ediyor.

Aziz Simeon Manastırı

Aziz Simeon Manastırı, Antakya

Aziz Simeon Manastırı, Antakya

Antakya’dan 19 km mesafede yer alan Aziz Simeon Manastırı, az bilinen bir tarikat olan Stilitler Tarikatı’na ev sahipliği yapmıştır. Tarikatın kurucusu olan Saint Simon Stilit’in, manastırın yapımına vesile olmuştur.Müritleri tarafından M.S 6. yy’da Aziz Simeon anısına burada Aziz Simeon Manastırı yapılmıştır.

Kharon Cehennem Kayıkçısı

Kharon Cehennem Kayıkçısı, Antakya

Kharon Cehennem Kayıkçısı, Antakya

Antakya’da kayalara oyulmuş olan dev büst olan Kharon Cehennem Kayıkçısı; St. Pierre Kilisesi’ne 200 metre mesafede kayalara oyulmuştur. Yunan mitolojisinde adı geçen Cehennem Kayıkçısı Charonion (Kharon) kabartması, Antiochus IV Epiphanes (M.Ö. 175 – 164) zamanından günümüze kadar gelmiştir. Kayalara oyulmuş olan Kharon portresinin yüzü kuzeye dönüktür ve tüm Antakya şehrini görmektedir.

Vespasianus ve Titus Tüneli

Vespasianus ve Titus Tüneli, Antakya

Vespasianus ve Titus Tüneli, Antakya

El emeği ile yapılmış ve yapımı yıllar süren Titus Tüneli, M.Ö. 300 yıllarında Titus ismiyle bilinen Titus Flavius Vespasianus tarafından yaptırılmıştır. Şehri ve limanı su ve sel baskınından korumak amacıyla yaptırılan 950 metre uzunluğa ve 6 metre genişliğe sahiptir. Vespasianus ve Titus Tüneli’nin denize bakan kısmında da başka bir tarihi eser olan kaya mezarları yer alıyor. Samandağı’na 5 km. mesafededir.

Harbiye Şelalesi

Harbiye Şelalesi, Antakya

Harbiye Şelalesi, Antakya

Şelaler diyarı Harbiye’de irili ufaklı pek çok şelale göze çarpar. Dağın eteklerindeki vadide yer alan şelaleler Antakya Harbiye’nin güzelliklerine güzellik katıyor. Zümrüt yeşili dokusuyla, taşlardan gürül gürül akan sularıyla burayı cennete benzetebilirsiniz.

Defne (Daphne)

Defne (Daphne), Antakya

Defne (Daphne), Antakya

Işık Tanrısı Apollon, genç ve güzel bir kız olan Defne’yi görür ve âşık olur. Defne, Işık Tanrısı’dan kaçar. Defne kaçtıkça Apollon da onu kovalar. Apollon bir taraftan da “’Kaçma seni seviyorum”’ diye bağırır. Defne ise Tanrılarla beraber olan kadınların hikayelerinden dolayı korkuya kapılır. Apollon’un sıcak nefesini saçlarının arasında hissettiğinde, artık kurtuluş imkânı kalmadığını anlayan Defne, birden durur ve ayağı ile toprağı kazıyarak şöyle bağırır: “’Ey toprak ana, beni ört, beni sakla, beni koru.”’ Diye yalvarır. Bu içten yalvarma sonucunda Defne organlarının ağırlaştığını, odunlaştığını hisseder ve derisi kabuk bağlar, saçları yapraklara dönüşür ve vücudu odunlaşarak bir ağaca dönüşür ve bu ağaç da Defne ağacıdır. Apollon, Defne ağacına sarılır ve sert kabukları altında hala çarpmakta olan kalbinin sesini duyar ve: “’Defne, bundan sonra sen, Apollon’un kutsal ağacı olacaksın. O solmayan ve dökülmeyen yaprakların, başımın çelengi olacak. Değerli kahramanlar, savaşlarda zafere ulaşanlar, hep senin yapraklarınla alınlarını süsleyecekler. Şarkılarda, şiirlerde adımız yanyana geçecek.” Bu tatlı sözler üzerine Defne, dallarını eğerek Apollon’u saygı ile selamlar.


Bir yorum yazın


İçindekiler