Edebiyat Nedir?

  • Edebiyat bir çok alanla ilişkili bir bilim dalıdır.
  • Edebiyat’ın amacı estetik ve güzelliktir.
  • Edebiyat’ı edebiyat yapan iki temel özellik vardır: dil-üslup, estetik-güzellik.
  • Bir sanat amacı güdülsün güdülmesin, her türlü söz ve yazı, bir devrin dilini ve anlatım özelliğini göstermesi bakımından, edebiyat çerçevesi içine girer.
  • Güzel söylenmiş bir nutuktan günlük konuşmaya kadar her türlü söz; ve okuyucuda güzel izlenimini bırakan bir yazıdan herhangi bir gazete haberine kadar her türlü yazı, birer dil ürünü olmaları yönünden, edebiyat sayılır.

Edebiyatın Tanımı

Edebiyat

Edebiyat

Edebiyat; duygu, düşünce, gözlem, olay ve hayallerin söz ve yazıyla etkili bir biçimde anlatıldığı sanat dalıdır.

Edebiyat, kişinin duygu ve düşüncelerini, kendine özgü bir dil kullanarak, estetik kurallar çerçevesinde, yazılı veya sözlü olarak dile getirmesidir.

Duygu ve düşüncelerin dile getirilmesinde bir yöntem kullanılır. Bu yöntem: yorumlama, değerlendirme, benzeleriylr karşılaştırma, tüme varım, tümden gelim gibi basamakları barınfdırdığı için bir bilimdir.

Düşünce, duygu veya herhangi bir hakikatı veya herhangi bir fikri yazı veya sözle, manzum veya nesir halinde güzel şekilde ifade san’atı. Bu san’atla uğraşan ilim kolu.

Edebiyat Sözcüğü

Edebiyat (<ˀadabiyyāt ‘أدب’) dini veya bilimsel nitelikte olmayan yazın etkinliklerinin tümü anlamına gelir. Edebiyat sözcüğü,  Arapça “edep (<ˀadab ‘أدب’) kökünden gelir. Edeb, iyi ahlak, terbiye, görgü gibi değişik anlamlara gelir.

Edebiyat sözü Tanzimat’tan sonra kullanılmaya başlanmıştır. Daha eski dönemde, onun yerine, şiir ve inşa (nesir) sözleri vardı.

“Edebiyat” sözü çeşitli anlamlarda kullanılır:

  1. Bir dil ürünü olan sözlü ve yazılı eserlerin hepsi.
  2. Yalnız sanat amacı güdülerek meydana getirilen sözlü ve yazılı eserlerin
  3. Söz ve yazı sanatının kurallarını öğreten bilim.

Edebiyatın İlk Tanımını Recaizade Mahmut Ekrem Yapmıştır

Pek geniş, yani genel olarak bakılırsa “edebiyat” terimi düşünce ürünlerinin hepsini kapsamak gerekir. Çünkü her türlü düşünce ürünlerini bir düzen altına alacak şey, yazı yazma bilgisidir. Öyleyse, yazı yazma bilgisi dahi edebiyatın temeli sayılmış olur ve bununla ilgili her şey doğal olarak edebiyattan sayılır. Oysa, edebiyatı en çok zevk, duygu ve hayalden doğan; red ve kabulü yine en çok bunlara bağlı bir güzel sanat sayan, değer ve üstünlüğümi öyle ölçen incelemeciler, bunun tanımlanmasında: “En ünlü yazarların en seçme, en beğenilen eserlerinden anlaşılan ve alınan yöntem ve örneklerin bilgisidir” der.

Gerçekten, edebiyatın genel anlamına göre, sözgelimi bir esnaf tezkeresini ya da bir ev ilanını da edebiyat eserlerinden bir şey saymamız gerekecek. Oysa bunu herkese kabul ettirmek olanaksızdır. Öyle olduğuna göre, herkesin akıl ve duyuncuna (vicdanına) uygun olması gereken tanımlama, edebiyatı bir dereceye kadar sınırlı bir çerçeve içine alan ve üstün bir yere yükselten ikinci tanımlamadır.
(Recai-zade Mahmut Ekrem, Talim-i
Edebiyat, “Kabl-eş-şürû”)


Bir yorum yazın


İçindekiler