Edouard Pekarskiy’in Yakut Dili Sözlüğü ve “Atatürk’ten Bir Anı”

Aslen Leh olan Rus Türkologu Edouard Pekarskiy 26 Ekim 1858 tarihinde Minsk’te doğdu. 21 Haziran 1934’te Petersburg’da 76 yaşında öldü.

Atatürk'ün Uşağının Gizli Defteri

Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Pekarskiy Alman Türkologu Otto Böhtlingk’in 1851’de basılan Yakutça-Almanca Sözlüğünden faydalanarak ansiklopedik bir sözlük tertibine girişti.

1899’da Yakut Dili Sözlüğünün ilk fasikülü basıldı. Bastırdığı fasikül Rus İlimler Akademisi tarafından o kadar beğenildi ki, akademi tarafından hem aylık maddî yardıma mazhar oldu, hem de Petersburg’a celbedildi.

Gözden geçirilen ilk fasikül, 1907’de Petersburg’da akademi tarafından ikinci defa basıldı. Eserinin son fasikülü olan 13. fasikül 1930’da basıldı. 1929 sayfa ve 3 cilt olan sözlükte 25 binden fazla kelime vardır.

Edouard Pekarskiy

LEH asıllı Rus Türkologu Edouard Pekarskiy’in en önemli eseri Yakut Dili Sözlüğü adını taşıyan eseridir. Pekarskiy, Yakut Türklerinin her sahası üzerinde çalışmalar ve yayınlar yapmış büyük bir âlimdir.

Aslen Leh olan Rus Türkologu Edouard Pekarskiy 26 Ekim 1858 tarihinde Minsk’te doğdu. Harkov Baytar Okulunda okurken siyasî faaliyetlere karıştığı için Arhangelsk vilâyetine sürgün edildi. Sürgünden kaçtı, tekrar yakalandı. 1881’de Yakutistana sürüldüğünde ise 24 yaşına henüz girmişti.

Edouard Pekarskiy’in Yakut Dili Sözlüğü

Pekarskiy Alman Türkologu Otto Böhtlingk’in 1851’de basılan Yakutça-Almanca Sözlüğünden faydalanarak ansiklopedik bir sözlük tertibine girişti.

1899’da Yakut Dili Sözlüğünün ilk fasikülü basıldı. Bastırdığı fasikül Rus İlimler Akademisi tarafından o kadar beğenildi ki, akademi tarafından hem aylık maddî yardıma mazhar oldu, hem de Petersburg’a celbedildi.

Gözden geçirilen ilk fasikül, 1907’de Petersburg’da akademi tarafından ikinci defa basıldı. Eserinin son fasikülü olan 13. fasikül 1930’da basıldı. 1929 sayfa ve 3 cilt olan sözlükte 25 binden fazla kelime vardır.

Pekarskiy Alman Türkologu Otto Böhtlingk’in 1851’de basılan Yakutça-Almanca Sözlüğünden faydalanarak ansiklopedik bir sözlük tertibine girişti.

1899’da Yakut Dili Sözlüğünün ilk fasikülü basıldı. Bastırdığı fasikül Rus İlimler Akademisi tarafından o kadar beğenildi ki, akademi tarafından hem aylık maddî yardıma mazhar oldu, hem de Petersburg’a celbedildi.

Yakut Dili Sözlüğünde destan, masal, halk hikâyesi, efsane, mitoloji, folklor, etnografya, inançlar ve bunlarda geçen şahıslar, ilâhlar, dağ, ırmak, göl, orman, köy, mevki, mahalle, oba, insan adları, hattâ lâkaplara dek ayrıntılar, bilgiler ve belgeler verilmiştir. Sözlük bu bakımdan ansiklopedik ve kuşatıcı bir özellik arz etmekte, dünyada eşi ve benzeri bulunmamaktadır.

Pekarskiy’in Yakut Dili Sözlüğü Atatürk’ün emirleriyle Türkçeye çevrilmiş ve ilk cildi 1945’te basılmıştır (Edouard Pekarskiy, Yakut Dili Sözlüğü, 1. c., Ebüzziya m., TDK., İstanbul 1945, 658 s). Bu cilt, a-m harflerini içine almaktadır. Sözlük büyük boydur. Ne yazık ki ikinci cildi basılmamıştır.

Sözlüğün 1. cildinin 1945’te basılmadan evvel 1942’de Yakut Dili Sözlüğü “örnek basım” olarak piyasaya çıkarılmıştır (Maarifm., TDK., İstanbul 1942, 64.).

“TDK’nun kurucusu olan ebedî şef Atatürk bu önemli eserin tez elden Türkçeye çevrilmesini isteyince, kurum bu sözlüğü Rusça bilen birçok kimse arasında parçalayarak sekiz ayda Türkçeye çevirdi.”

Fakat sözlük, daha iyi yararlanılması için yeniden tasnif ve tanzim edilerek tekrar Türkçe ye çevrilmiştir. 1937 başında biten tercümenin basımına 1937 baharında başlanmıştır.

Sözlüğün Tercümesinde Emeği Geçenler

Abdülkadir İnan, Ahmet Caferoğlu, Korgeneral Halis Oktay, Tümgeneral Nuri Berköz, Reşit Rahmeti Arat, Ali Hüseyin Turan (Hüseyinzade Ali Bey), Emekli Yarbay Yakup Orak, Emekli Binbaşı Remzi Kilercioğlu, Konsolos Muavini İsmail Şerafeddin Yula, Hamdi Toker, Gaffar Güneyden, Abdullah Battal Taymas, Fuat Toktar, Orhan Şamhal, Abdülcabbar, Kerim Oder, Hasan Abdullah Ortekin, Şefika Gaspıralı, Sabur Resul’ün emeği geçmiştir

Atatürk’ten Bir Anı

Atatürk,bir gece Rus bilgin (âlim) Pekarsky’in Yakut Türkçesi Sözlüğünü incelerken “emerik” sözcüğüne gözü takılır. Sonra gülmeye/gülümsemeye başlar. Haz ve neşe içinde gözlüğünü çıkarır. Cevat Abbas’a kahve içelim der. Ve “emerik” sözcüğünün Yakut Türkçesinde “denizle ayrılmış arazi parçası” demek olduğunu; Amerika adını atalarımızın koyduğunu söyler. Cenovalı Kristof Kolomb’dan sonra Amerika’ya muhtelif zamanlarda dört kez sefer düzenleyen eden bir başka İtalyalı olan Floransalı gemici “Ameriko Vespuçi” adına izafe edilse de bunun doğru olmadığını kıtanın adının, Bering Boğazı’ndan geçen Türkler tarafından konduğunu ve emerik (amerik) sözcüğünden geldiğini söyler. Bununla da yetinmeyen Atatürk, III. Türk Dil Kurultayının 3. günündeki ilk oturumda Genel Sekreterlik Raporu olarak sunulan bildiride şu ifadelere yer verdirmiştir: “Bu kıtaya Amerika isminin Ameriko Vespuçi’nın adına göre verildiği iddiasına karşı, daha bundan önce Nikaragua yerlilerinin Amerika adını kullandıklarını yine Avrupalı coğrafya ve tarih uzmanlarının kitaplarında buldukları, Yakut Lügatı’nda Emerik kelimesine de hâlâ yaşayan bir söz olarak rast geldikten sonra…”

Kaynaklar:

Cemal Granda, (1968), Atatürk’ün Uşağı İdim,İstanbul.

Cemal Granda, (2010), Atatürk’ün Uşağı İdim, 3. Baskı, İstanbul, s.278-279.

turktoyu.com


Bir yorum yazın


İçindekiler