Kurgu Yaratıcılarının Diyarında Gezinti

Bir kurgucu işini yaparken birkaç soru sürekli zihninde döner durur:

  • Bir çekimden diğerine ne zaman ve nasıl geçmeliyim?
  • Çekimlerin sırası nasıl olmalı?
  • Yaptığım kurgu, filmin kolay anlaşılmasını sağlıyor mu?
  • Yaptığım kurgu, izleyicinin daha keyifle seyretmesini, daha fazla korkmasını, üzülmesini veya gülmesini sağlayabiliyor mu?
Kurgu Yaratıcılarının Diyarında Gezinti

Kurgu Yaratıcılarının Diyarında Gezinti

İnsan bir şekilde hikâye anlatan bir varlıktır.

İnsan hayatının bir kesitinden bir olayları ya da durumu çekerek onu “hikâye” tarzında yeniden kurgulayarak anlatabilen bir varlıktır. Hikâye anlatma, insanın hayatında kendine has bir yere sahiptir.

Hikâye Anlatmanın Kuralları Vardır

Elbette, anlatılan, yazılan olayların hikâye sayılması için çeşitli kurallara ve ölçütlere uyması gerekir. Bu kurallar ve ölçütler hikâyeyi diğer yazın türlerinden ayırır.

Bir insan yaratısı olan hikâye insanla ilgilidir.

Hikâye insan hayatının bütünüyle ilgilidir. Rolf Jensen, hikâyeyi, mecazi anlamda, kurgu yaratıcılarının diyarına yapılmış bir gezinti olarak ifade etmiştir. Bu müthiş bir tespittir. Genel olarak, hikâye hayata dair genel şeylerin kişileştirilmesidir. Hikâye bu yüzden; mitten destana, masaldan fıkraya, kıssadan tarihe, menkıbeden rivayete, latifeden nükteye kadar uzanan geniş bir kullanım alanına sahiptir.

Hikâye günümüzde “öykü” kelimesiyle alanı sınırlandırılmıştır.

Hikâye mitten destana kadar birtakım türleri de alanına alır. Bu yüzden, hikâye terimine anlamak için mitoloji kelimesinin anlamına da bir göz atmamız gerekecektir.

Hikâyeyi Anlamak İçin Mitolojiyi Anlamak Gerek

Mitoloji (Mythologia): Yunan dilinde üç sözcükten oluşmuştur. Biri “mythos”, öbürü “epos”, üçüncüsü “logos”.

Mythos söylenen veya duyulan sözdür, masal, öykü, efsane anlamına gelir.  Epos daha değişik bir anlam taşır: Belli bir düzen ve ölçüye göre söylenen, okunan sözdür, insana Allah’ın (Bayülken, kayrahan, tengri) armağanıdır.
Mitos söylenen sözün, anlatılan öykünün içeriği ise, epos da onun doğal olarak aldığı ölçülü, süslü ve dengeli biçimidir. Epos ne kadar güzelse, mythos o kadar etkili olur. Logos gerçeğin insan sözüyle dile gelmesidir.
Logos insanda düşünce, doğada kanundur, her yerde ve her şeyde vardır. Logos’u bulmak, sırlarını göz önüne sermek, insan sözüyle dile getirmek düşünürün asıl ödevidir.

Dünyada sır olan şeyler insan diliyle, insanın anlayacağı biçime, formata dönüştürülür. Bunlar, kurgu dünyasını keşfeden ve kurgu dünyasını yaratan ve geleceği iyi okuyan içerisinde bulunduğu topluma yol gösteren kişilerdir. Bilim de insana ve evrene dair sırlarını insanın anladığı dil formatına dönüştürebildiğinde anlaşılır hale gelir.

Hikâye Anlatıcıları önce Beyne, sonra Kalbe ve Son Olarak Ruha Hitabederler

İlk hikâye anlatıcısı “Kam (Ozan)”, güzelim süslü sözleri bir araya getirerek, anlattığı mythos’larla dinleyicilerini büyüler. “Ozan”, “Baksı”, “Bakşı”, “Kam”, “Şaman” terimleri aynı anlama gelir. Kam (Ozan), bilginin kaynağı Allah’tan aldığı ilhamla insanlara sözün gücüyle seslenir. Kurgu diliyle söylenen söz, insanın üç önemli belleğine dokunur: Birinci olarak beyne (akıl ve mantık belleğine), ikinci olarak kalbine (duyu belleğine) ve ruhuna (üst belleğe).

Kurdu Dünyasının Üstatları Kamlardır

Kurgu dünyasının üstatları “kamlar”, aynı zamanda dans, sihirbaz, hekim, otacı (sağaltıcı) astrolog gibi bilimlerin hepsini uhdesinde toplayan kişilerdir. Bunların en önemli özeliği gaipten haberler vermeleri, daha doğrusu geleceği okumalarıdır.

Kamın (Ozanın) sözünü tanımlayan epos, böylece şiir, destan, ezgi anlamına gelmiş ve o gün bugün epik ve epope diye Batılı dillerin hepsinde yerini almıştır. Mythos söylenen sözün, anlatılan öykünün içeriği, epos da onun doğal olarak aldığı ölçülü, süslü ve dengeli biçimidir. Bir de “logos” var. “Logos” gerçeğin insan sözüyle dile gelmesidir. Logos bir yasal düzeni yansıtır, insanın bedeninde ve ruhunda bir logos bulunduğu gibi, evrenin ve doğanın da logos’u vardır. Logos insanda düşünce, doğada kanundur, her yerde ve her şeyde vardır. Logos’u bulmak, sırlarını göz önüne sermek, insan sözüyle dile getirmek bilim insanının, düşünürün, kamın (ozanın) asıl ödevidir. Bu yüzden “logos”, günümüzde bilgini ve bilimi ifade eden bir terim olmuştur.

Hikâye Kurgu Dünyasında Hem Geçmişim Hem de Geleceğin Dilidir

Hikâye kelimesi geleceğin kurgu dünyasına giren bir tür olduğu gibi bir yönüyle de tarihle de ilgilidir.

Batı’da dillerinde İngilizce’de story (hikâye), tarih anlamındaki history ile aynı kökten gelir. Fransızca’da Histoire, Almanca’da Geshichte kelimeleri de… Bunların Arapça usture / esatir kelimeleriyle yakın akrabalıkları var.
Arapça ḥky kökünden gelen ḥikāyat “حكاية”anlatma, anlatı” sözcüğünden alıntıdır. Arapça Ḥakā “حكا”sözcük anlattı, hikâye etti, taklit etti” fiilinin mastarıdır. Kelimenin bir başka vezinde kullanılışı “tahkiye “dir.

Tahkiyenin dilimizdeki tam karşılığı “anlatma “dır.

Roman, hikâye, masal gibi anlatma esasına bağlı edebî türler için tahkiye kelimesi kullanılır.

Hikâyenin anlam boyutunda, kıssa, masal, hadis(e), fıkra, mesnevi, gazavatname, cenknameler de var.

Kıssa, okuyan ya da dinleyenlerin bir ders çıkaracağı edebi-didaktik metinler anlamındadır.

Kahramanların hayatlarını anlatan sîre’ler, Peygamberimizin hayatının anlatıldığı ve kelimenin çokluk şekli olan “sîyer” kelimesine dönüşmüştür. Kelimenin hem yaşanılan olayları hem de kurmaca olayları nakletmesi, kurmaca ile gerçeğin iç içe karıştığını gösterir. Batı dillerinde narration, narrative (anlatma, öyküleme) fiction, fiktif (kurmaca, düşsel yaratı) gibi terimler hikâyenin kurgu yaratıcılarının dünyasıyla ilgili olduğunu gösterir.


Bir yorum yazın


İçindekiler