Otizm Spektrum Bozukluğunda (OSB) Terminoloji

Terminolojide Kafa Karışıklığı

“Otizm”, “Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (PDD)” ve Otizm Spektrum Bozukluğu (ASD/OSB) terimleri literatürde, profesyoneller ve ebeveynler tarafından birbirinin yerine kullanılmıştır ve bu adlandırma kafa karışıklığına neden olmuştur.

Otizm

Otizm

Araştırmaların Tarihçesi

Otizm ilk kez 1943’te Amerikalı psikolog Leo Kanner tarafından tanımlandı. Kanner, başlangıçta akıl hastalıkları teşhisi konan bir çocuk alt grubu içinde farklı, ortak özellikler olduğunu fark etti. Kanner, bu alt grubun sıradan bir şekilde diğer insanlarla ve durumlarla ilişki kurmasının yetersiz olduğunu ve bu davranışı “aşırı otistik yalnızlık” olarak tanımladı (Kanner, 1943).

Daha sonraki yıllarda hastalık otizm olarak adlandırıldı. Otizim iletişim istisnası olarak da kabul edilmektedir.

1980’de Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) tarafından Ruhsal Bozuklukların İstatistiksel El Kitabı – III (Statistical Manual of Mental Disorders–III) adlı eserde: sosyal etkileşimdeki olumsuzluklar, yaratıcı faaliyetler ve sözlü olmayan iletişim becerileri ve sınırlı sayıda tekrarlama eğiliminde olan etkinlikler olarak değerlnedirildi. 1994 yılında, güncellenen eserde: Otistik Bozukluk, Rett Bozukluğu, Çocukluk Çağı Ayrıştırıcı Bozukluk, Asperger Bozukluğu ve Yaygın Olarak Belirtilmeyen Yaygın Gelişimsel Bozukluk (PDD NOS) kategorisinde beş bozukluk tanımlandı.

Otizm Spektrum Bozuklukları (ASD/OSB) Adlandırması

Otizm Spektrum Bozuklukları (ASD/OSB)) adlandırması, ilk olarak 1988’de Wing, Allen tarafından kullanıldı. Şimdilerde sadece Otistik Bozukluk, Asperger Bozukluğu yaygın olarak kullanılmaktadır.
Otistik Bozukluk erkeklerde kızlardan dört ila beş kat daha sık görülür.
Asperger sendromu olarak tanımlanan grupda da erkeklerde kızlardan en az beş kat daha sık teşhis edilmektedir.

Otizm: Otistik bozukluğu (Autistic Disorder)

Otizm: Otistik bozukluğu (Autistic Disorder), sosyal etkileşim ve iletişimde anormal veya bozulmuş bir gelişime ve sınırlı bir aktivite ve ilgi repertuarına sahiptir. Bu tür öğrenciler sık sık takip eden rutinler üzerinde ısrar eden bir meşguliyet göstermektedir. Bilişsel becerilerin gelişiminde, duruş ve vücut hareketlerinde anormallikler olabilir. Bu bozulmalara, sosyal etkileşimde, sosyal iletişimde kullanılan dilde veya üç yaşından önce tanınan sembolik ya da hayali oyunda gecikme ya da anormal işleyiş eşlik eder.

Asperger Bozukluğu (Asperger’s Disorder)

Asperger Bozukluğu (Asperger’s Disorder) sosyal etkileşimi bozar ve üç yaşından önce sınırlı bir ilgi alanı ve faaliyet alanı gösterir. Bu değer düşüklüğü, sosyal veya mesleki işlevlerde zorluklara neden olmaktadır. Otistik Bozukluğu ya da Asperger Bozukluğu olan öğrenciler arasındaki fark, Asperger Bozukluğu olan öğrencilerin dil ediniminde önemli bir gecikme göstermemeleridir, ancak sosyal iletişimin daha ince yönleri etkilenebilir. Bilişsel gelişimde veya yaşa uygun öğrenme becerileri veya uyarlanabilir davranışların kazanılmasında önemli bir gecikme yoktur. Sınırlı, tekrarlayan davranış kalıpları, ilgi alanları ve faaliyetler ortaktır. Asperger Bozukluğu olan öğrenciler, ergenlikte depresyona veya endişeye katkıda bulunabilecek sosyal izolasyon duyguları yaşayabilir.

Atipik Otizim: Aksi Belirtilmemiş Yaygın Gelişimsel Bozukluk (PDD NOS)

Atipik Otizim: Aksi Belirtilmemiş Yaygın Gelişimsel Bozukluk (PDD NOS), sözlü veya sözlü olmayan iletişim becerilerindeki bozukluklar da dahil olmak üzere karşılıklı sosyal etkileşimin geliştirilmesinde ciddi engellidir veya kalıplaşmış davranış, ilgi alanı ve etkinliklere sahiptir.
“Atipik otizm” olarak da adlandırılan PDD NOS, belirli bir hastalığın tüm tanı kriterlerini karşılamadıkları için diğer kategorilere uymayan bireyleri de içerir; tanı semptomları daha sonraki yaşlarda ortaya çıkabilir.


Bir yorum yazın


İçindekiler