Otizmli Çocuklarda Öğrenme Sitilleri

Otizmi anlamak: Otizim göründüğünde daha derin olabilir.

Otizm

Otizm

Öğrenme İhtiyaçları

ASD’li çocukların sosyal etkileşim ve iletişim, konuşma ve mesleki işleyiş alanlarında bozulmaya ve kısıtlı ve tekrarlayan davranış kalıplarına sahip oldukları söyleyebiliiz.

Bu onların öğrenme ihtiyaçları arasında karşılıklı sosyal etkileşim ve iletişim, göz teması ve konuşma olduğunu gösterir.

Öğrenme stillerini uygulayarak her çocuk için en üretken öğrenme tarzı tanımlanabilir.

Öncelikle onların güçlü yönlerini anlamak ve geliştirmek gerekir. Çocuğun duygularını düzenlemek onların sosyal iletişim becerilerine önemli etki sağlayacaktır. Potansiyel öğrenme stilleri ve gerekli iletişim beceri ve stratejileri öğretmek için öğrenme tarzı güçlerinin tespit edilmesi de gereklidir.

Sosyal becerilerin öğretilmesi, duygu düzenleme becerilerinin öğretilmesi ve çevredeki değişimin farkındalığı bunlar arasında önceliklerdir. ASD’li çocuklar için en üretken öğrenme tarzını tanımak, otizmli çocukların yeni duygu düzenleme becerilerini, sosyal iletişim becerilerini ve çevrelerindeki değişimi daha başarılı bir şekilde yönetme yollarını nasıl öğrenebileceklerini daha iyi anlamalarına olanak sağlar.

Öğrenme tarzını tanıdığımız da çocuğun yeteneklerini de tanırız.

Böylece onun yeteneğine güvendiğimiz de belli ederiz. Çocuk bundan dolayı saygınlık duygusu tatmış olur. Öğrenme stillerini bilmek, en başarılı öğrenme yolunu anlamada yardımcı olduğu gibi, sosyal ve duygusal karşılıklı etkileşimleri ve sosyal ilgiyi teşvik eder.

Öğrenme stillerini tanımlamak sağ beyinle sol beyin arasında düşünmenin doğal eğilimini bulmak demektir.

Beyin bilgiyi farklı şekillerde işler ve bir düşünme biçimine yönelme eğilimi olsa da beynin iki tarafı günlük yaşamda birlikte çalışır. Beynin sol ve sağ yarım küreleri bilgiyi farklı işler.

Sağ ve sol beyin düşüncesi kavramı, Amerikan psikobiyoloğu Roger W. Sperry’nin araştırmasından geliştirilmiştir. Sperry, Bogen ve Vogel, beynin sağ ve sol hemisferlerinin kendi özel algılarına, duyumlarına, fikirlerine ve zihinsel ilişkilerine sahip olduklarını ifade etmişlerdir.

Her yarım kürenin kendi öğrenme süreçleri ve ayrı bir hafıza zinciri vardır. Sol yarım küre, genel olarak dili, sağ yarım küre ise genel olarak görsel bilgiyi işler. Her iki yarım küre birlikte çalışır.

Sol beynin özellikleri sözlü ve süreç bilgisine analitik ve ardışık bir şekilde odaklanır, önce parçalara bakar, sonra hepsini bir araya getirir. Sağ beyin özellikleri görsel ve süreç bilgisine sezgisel ve eşzamanlı bir şekilde odaklanır; önce tüm resme, sonra detaylara bakar.

Otizmli bireyler hem sağ beyin hem de sol beynin güçlü yönlerine sahiptir, çoğu zaman ayrıntılara odaklanır, ancak çoğu zaman görsel uzamsal işleme özelliklerine sahiptir. Görsel işlem, çoklu zekâ kuramının önemli bir bileşenidir.

Öğrenme stilleri, bireylerin kendilerine verilen bilgileri nasıl öğrendiklerini veya işlediklerini büyük ölçüde etkiler.

Mekansal, dilbilimsel, mantıksal-matematiksel, bedensel-kinestetik, müzikal, kişilerarası, varoluşsal ve doğalcı olmak üzere çoklu zekalar, bir bireyin çevre ortamını nasıl gördüğünü ve işlediğini belirleyen faktörlerdir.

Teoriler

ASD’li çocukları birçok ortamda gözlemlemek ve aile üyeleri, öğretmenler ve onlara en yakın olanlardan geri bildirim almak, çoklu zekalarını ve öğrenme stili güçlerini belirlemede yardımcı olur.

Çoklu zekâ kuramı zaman içinde gelişti. Gardner, başlangıçta yedi zekâ olduğunu: dilbilimsel, mantıksal-matematiksel, mekânsal, müzikal, bedensel kinestetik, kişilerarası (sosyal) ve kişilerarası (kendi kendini anlama) zekâları.

Gardner teorisini ilerletmek için bir istihbaratın belirlenmesi için sekiz kriter geliştirmiştir. Gardner, “Çoklu Zekâlar” adlı kitabında, üç ana sonuç açıkladı: Birincisi, tüm insanlar çok çeşitli zekaya sahiptir. İkincisi, hiçbir iki insanın aynı zekâ kombinasyonuna sahip olmamasıdır. Gardner, tek yumurta ikizlerinin bile aynı zekâya sahip olmayacağını açıkladı, çünkü tüm bireylerin yaşamda farklı deneyimleri var. Üçüncüsü, güçlü bir zekaya sahip olmanın birinin akıllıca davranacağını garanti etmemesidir.


Bir yorum yazın


İçindekiler