Rusya, Resmi Adıyla “Rusya Fedarasyonu”nun Tarihi Bakımdan Kuruluş Evreleri

Rusya dediğimiz zaman tarihi itibariyle nasıl bir devletle karşı karşıya olduğumuzu anlamak gerekir. Rusya nasıl bir tarihi geçmişe sahip?

Rusya

Rusya

Knezlik Dönemi

Tarihi açıdan bu soruya cevap verirsek bugünkü Rusya dediğimiz devlet yapısı, başlangıçta; muhtemelen Orta Çağ’da Rusya toprakları üzerinde kurulu küçük, özerk prensliklerdir, ki bunlara knezlik denmektedir.
Genellikle knezlikler knez adı verilen yöneticiler tarafından idare edilmişlerdir. Bugünkü Rusya ve tarihi Rus Çarlığı’nın temellerini Knezlikler oluşturur.

Knezlikler Önce Moğollar Sonra Altın Orda Devletine Vergi Ödeyerek Ayakta Kalmaktaydılar

Ancak Rusya, 1223 yılanrından itibaren Moğol/Tatar hâkimiyete isi.
1480 yılına kadar Knezlikler, Moğollara ve daha sonra da “Altın Orda Devleti”ne vergi ödediler. Bunun nedeni o çağda Rus Knezliklerin aralarınrekabetler vardı ve bu nedenle birlikte hareket etmekte güçlük çektikler.

Mozkova Knezliğinin Çar Unvanı Alması

Rus Ortodoks Kilisesi 1299’ da Kiev’den Moskova’ya nakledilir bunun etkisiyle Moskova Knezliği, evlilik, satın alma ve savaşlar yoluyla diğer Rus Knezliklerinin topraklarını da alarak genişler. 1453 yılında İstanbul’un Türkler tarafından fethedilmesinin ardından Moskova Knezliği’nin Ortodoksluğun koruyucusu olduğu ve III. Roma’nın Moskova tarafından temsil edildiği düşüncesi kabul görür. Bundan sonra, Moskova Knezleri İmparatorun eşiti sayılan Çar unvanı ile anılırlar.

Moskova Knezliğinden Rusya İmparatorluğuna

Kazan, Astrahan ve Sibirya Hanlıklarının fethedilmesiyle birlikte doğuya doğru genişlemesini sürdüren Rusya imparatorluk haline gelir.
16. yüzyılın başlarında iç karışıklıklar Polonya’nın Rusya’yı işgal etmesine neden olmuş.

Rus İmparatorluğunda Romanovlar Dönemi

Rus halkı Moskova’ya kadar ulaşan Polonya işgalini 1612 yılında sona erdirmiştir. 1613 yılında tüm eyaletlerin temsilcilerinin katılımıyla toplanan meclis Mihail Romanov’u Çar ilan eder, Romanovlar dönemi 300 yıldan fazla sürer.

Rus İmparatorluğunun Modernleşmesi St. Petersburgun Başkent Olması

1699 yılında Çar olan ve Büyük Petro olarak anılan I.Petro, Rus modernleşmesinin öncülüğünü yapar. Denizciliğe önem verir, başkenti kendi adıyla kurulan St. Petersburg’a nakletmiştir.

Rus İmparatorluğunda Çariçe Dönemi

Rus İmparatorluğu Avrupa’da ve Kafkaslarda genişlemesini sürdürmüş, bilhassa Büyük Katerina olarak anılan Çariçe II. Katerina (1762-1796) döneminde Avrupa’nın büyük devletlerinden biri haline gelmiştir.

Rusya’nın Fransız İhtilalinden Etkilenmesi

Diğer yandan Fransız İhtilaliyle birlikte Avrupa’da yayılan yeni fikirler Rus toplumunu da etkilemiş, anayasal hükümet kurulması, hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi ve Panslavizm düşüncesi toplumda taban bulmaya başlamıştır. 1825 yılında Çar I. Aleksander’ın ölümü üzerine büyük oğlu Konstantin yerine küçük oğlu Nikolay’ın tahta çıkması bazı subaylar tarafından protesto edilmiş, anayasal monarşi talebi bastırılarak isyancılar Sibirya’ya sürülmüştür.

Rusya’da Kanlı Pazar Olayları

1905 yılında Rusya-Japonya Savaşı’nın ardından yaşanan iç kargaşa ve Kanlı Pazar olarak bilinen olayların ardından, Rus İmparatorluğu Devlet Duması adıyla kurulan Parlamento toplanmıştır.

Rusya’da Pansilavist Akımlar Rusya’nın Balkanlardaki Slav Kavimlerine Desteği ve Rusya’nın İtilaf Devletleri Blokunda Yer Alması

Panslavist akımların etkisiyle 19. yüzyılda Balkanlardaki Slav/Ortodoks milletlerin bağımsızlığı mücadelesine destek veren Rusya, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına neden olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ile Sırbistan arasındaki gerginlikte Sırbistan’ın yanında yer almış, İngiltere ve Fransa ile birlikte İtilaf Devletleri blokunu oluşturmuştur.

Rusya’nın Sovyetler Birliği’ne Evirilmesi

Savaşın getirdiği sosyo-ekonomik sorunlar 1917 yılının Mart ayında grevlere ve halk ayaklanmasına yol açmış, Çar II. Nikolay tahttan feragat etmiş, yıl sonuna doğru yönetimi Lenin’in liderliğindeki Bolşevikler ele geçirmiştir. 1918-21 yıllarında Kızıl Ordu ile Beyazlar arasındaki iç savaş Kızıl Ordu’nun galibiyetiyle sonuçlanmış, başkent yeniden Moskova’ya taşınmış ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ilan edilmiştir.

Sovyetler Birliği İkinci Dünya Savaşı sırasında 1941 yılında Mihver Güçleri tarafından işgal edilmiştir. Modern tarihin en uzun kuşatmalarından biri olan ve 872 gün süren Leningrad (St. Petersburg) Kuşatması ile destansı savunmasıyla hatırlanan Stalingrad (Volgagrad) Muharebeleri İkinci Dünya Savaşı’nın en önemli olayları arasında sayılmaktadır

İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzende Sovyetler Birliği Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinden biri olmuş, Soğuk Savaş döneminde Doğu Blokunun lideri ve iki süper güçten biri olarak dünya siyasetinde etkin rol oynamıştır.

Sovyetler Birliğinin Dağılması ve Sovyetlerin Rusya Federasyonu’na Evirilmesi

1985 yılında Mihail Gorbaçov’un Sovyetler Birliği liderliğine getirilmesiyle glasnost (açıklık) ve perestroyka (yeniden yapılandırma) olarak adlandırılan reformlar başlamış, ancak bu reformlar Sovyetler Birliği’nin dağılmasını önlemeye yetmemiştir.

1991 yılındaki reform karşıtı darbe girişiminin bastırılmasında önemli rol üstlenen Boris Yeltsin, Sovyet dönemi sonrası Rusya Federasyonu’nun ilk Devlet Başkanı olmuştur.

Yeltsin, 1999 yılının son günlerinde Devlet Başkanlığı’ndan istifa ettiğini ve yetkilerini Başbakan Vladimir Putin’e devrettiğini açıklamıştır. 2000 ve 2004 yıllarında Devlet Başkanlığı seçimlerini kazanan Putin, anayasa gereği 2008 yılında aday olmamış, 2008-2012 yılları arasında Devlet Başkanlığı’nı Dmitri Medvedev, Başbakanlığı ise Putin yürütmüştür. 2012 yılında yapılan Devlet Başkanlığı seçimlerini kazanan Putin yeniden Kremlin’e dönmüştür. 18 Mart 2018’de gerçekleştirilen Devlet Başkanlığı seçimleri sonucunda Vladimir Putin % 76,69 oy oranıyla Devlet Başkanlığı’na dördüncü kez yeniden seçilmiş olup, Devlet Başkanı’nın Mayıs 2024’e kadar görevinde kalması öngörülmektedir.


Bir yorum yazın


İçindekiler